Veri temelli ekonomi çağında bir temel hak olarak kişisel verilerin korunması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
2010 yılında yürürlüğe giren 5982 sayılı Kanun ile Anayasa m. 20’ye eklenen üçüncü fıkra kapsamında herkes kişisel verilerinin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu bağlamda kişilerin kişisel verileri üzerindeki hakları, temel hak statüsünde korunacaktır. Dünyanın içinde bulunduğu Covid-19 pandemisi uzun zamandır süregelen dijital dönüşüm sürecini de hızlandırmış, kişisel veriler her zamankinden daha da çok ihlallere açık hâle gelmiştir. Bu durum da kişisel verilen günümüzde özellikle söz konusu dijital dönüşümü gerçekleştiren çok uluslu şirketler tarafından işlenmesi durumunda ne şekilde korunacağı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu bağlamda temel hak ve özgürlüklerin sadece devlet-birey arasındaki ilişkiye etki edebileceği, bunun dışında özel hukuk kişilerinin aralarındaki ilişkiler kapsamında doğrudan uygulama alanı bulamayacağı yönündeki uluslararası çapta yaygın bir uygulama günümüzde birçok devletten daha güçlü konuma sahip teknoloji şirketlerine karşı birtakım adaletsiz sonuçlar doğurabilecektir. Dolayısıyla teknoloji şirketlerinin kişisel verilerin korunması temel hak ve özgürlüğü açısından devletler kadar güçlü bir konumu haiz olduğundan hareket edilerek devletin gerekli durumlarda koruma yükümlülüğünün bir tezahürü olarak temel hak ve özgürlüklerin söz konusu ilişkilere doğrudan uygulanabilirliği incelenecektir. Bu sayede günümüzde devletler kadar güçlü konuma gelmiş olan teknoloji şirketleri ile bireyler arasındaki güç eşitsizliğinin temel hak ve özgürlüklerin amacına aykırı düşmeyecek şekilde bertaraf edilmesi amaçlanmaktadır.
Pursuant to the third paragraph added to Article 20 of the Constitution by Law no. 5982 which entered into force in 2010, everyone has the right to request the protection of their personal data. In this context, the rights of individuals on their personal data will be protected as a fundamental right. The Covid-19 pandemic that the world suffers has accelerated the long-running digital transformation process, and personal data have become more vulnerable than ever. This raises the question of how personal data will be protected today, especially if it is processed by multinational companies that perform the digital transformation. In this context, the internationally widely-accepted opinion that fundamental rights and freedoms may only affect the relationship between the state and the individual and cannot be directly applied to the relations among persons governed by private law may have some unfair consequences in respect of technology companies that have a stronger position than many states today. Therefore, it should be considered whether the state’s obligation to protect the human rights can be directly applied to the said relations, considering that the technology companies are as powerful as the State in terms of the fundamental right and freedom of the protection of personal data. It is thereby aimed at eliminating the inequality of power between technology companies, which have become as powerful as states today, and individuals, in a way that would not fall foul of the purposes of fundamental rights and freedoms.











