Ölüm Cezası Lehine Etik Argümanların Eleştirel Bir Değerlendirmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Ölüm cezası Türkiye’de sık sık gündeme gelmektedir. Bu tartışmalarda hukukçular genellikle anayasalsınırlamalara ve uluslararası anlaşmalara atıfta bulunsa da, meselenin esas boyutu etik niteliktedir. Ölümcezasını temellendirmek için pek çok gerekçe ileri sürülmektedir: kısas, caydırıcılık, toplumsal taleplergibi. Öte yandan ölüm cezasının yarattığı endişelerin giderilmesi için bu cezanın sadece belli suçlar içindüzenleneceği iddia edilmektedir. Kısas argümanı, “göze göz, dişe diş” formülü doğrultusunda oldukçasorunlu çıkarımlara varmaktadır. Caydırıcılık argümanı ise ampirik olarak şüpheli olduğu kadar, kişilerin bucezaları hak ettiklerine ilişkin bir gerekçe sunamamaktadır. Toplumsal taleplerin varlığı kendi başına butaleplerin akılcı olduğunu göstermez. İstisnailik güvenceleri ise esasında ölüm cezasını lehine ileri sürülenargümanların içerikleri ile tutarsızdır ve gelecekte toplumsal taleplerin kışkırtılması olasılığına karşı kırılgan bir zemindedir. Ölüm cezası, temel bir insani değer olan insan hayatına doğrudan kastettiği için mutlakolarak kötüdür. Cezalandırma, ödetmeci olmalıdır ancak bunun kısas temelli olmasına gerek yoktur. Devlet, güvenlik güçleri vasıtası ile kimi vakalarda ölümcül güç kullansa da bu vakalarda öldürme saikı yoktur,şüphelilerin etkisiz hale getirilmesi hedeflenmektedir. Ölüm cezasında ise zorunlu olarak doğrudan öldürme saikı mevcut olduğundan dolayı bu ceza devletin ölümcül güç kullandığı diğer durumlardan farklılaşır.











