Türk-Alman Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@TAÜ, Türk-Alman Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Taşıma Hukukunda Zıya ve Hasar Kavramları
(2024) Oyal, Ahmet Batuhan
The rules of transport law are scattered. This situation causes the use of different terms to express the same type of harm to the goods. Un- like the different terms used in the legislation, the terms “loss” and “damage” are commonly used in the doctrine and judicial decisions to express any harm to the goods, but these terms do not have a general definition accepted in terms of all transportation law. Differing definiti- ons of the terms “loss” and “damage” and the lack of a consensus on the scope of these terms cause problems when the legal characterization of the damage occurred in a particular case. In addition, the legally cor- rect characterization of the damage in a particular case plays an impor- tant role regarding the burden of notification by the consignee, and the calculation of damage and burden of proof. In this study, In this study, a definition attempt has been made for the concepts of loss and damage, which can be valid in terms of transportation law in general. In addition, the effect of loss and damage on the calculation of damages, the burden of proof and the burden of notification by the consignee has been examined.
Öğe
Franchise sözleşmesi
(Türk-Alman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Gün, Hatice Ebrar
Bu yüksek lisans tezinde, franchise sözleşmesi Türk hukuku çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde franchise kavramı, tarihsel gelişimi, sözleşmenin tanımı ve türleri ele alınmış; franchise sisteminin taraflara sağladığı avantajlar ve dezavantajlar değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise franchise sözleşmesinin esaslı unsurları ortaya konulmuş, benzer sözleşmelerle karşılaştırılması yapılarak hukuki niteliği ve şekil şartları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde tarafların borçları detaylandırılmış olup franchise verenin aydınlatma ve destek yükümlülükleri ile franchise alanın ücret ödeme, sadakat ve rekabet etmeme gibi temel borçları açıklanmıştır. Son bölümde franchise sözleşmesinin sona erme halleri ile sona ermenin taraflar açısından doğurduğu sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada, öğretideki görüşler ve uygulamaya yansıyan bazı durumlar dikkate alınarak, franchise sözleşmesinin Türk hukukundaki yeri genel hatlarıyla ortaya konulmuştur.
Öğe
Anayasa mahkemesine bireysel başvuruda kabul edilebilirlik kriteri olarak : kişi bakımından yetki
(Türk-Alman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Pembeci, Nil
It is a common tendency to equate the criterion of ratione personae jurisdiction in individual applications with the concept of victim status. However, ratione personae jurisdiction requires a multilayered assessment that includes not only victim status but also locus standi and the public authority against which the application is directed. In this study, the Constitutional Court’s approach to the criterion of ratione personae jurisdiction is examined through a doctrinal and case law analysis within the framework of existing legal regulations and the criticisms directed at their implementation. In this context, certain groups of natural persons whose capacity to apply is debatable have been addressed, and the capacity of legal entities to apply has been examined. Accordingly, the systematic exclusion of public law legal entities from the access of individual application mechanism and the limitation imposed on private law legal entities to lodge an application only in respect of rights pertaining to their own legal personality, thereby preventing associations, foundations, and trade unions from submitting applications on behalf of their members or in the public interest, are discussed in detail. Additionally, in this context, criticism has been raised against the Court’s practice whereby the capacity to bring proceedings of private legal entities is assessed by subjecting them to a kind of “public-connection test”. Finally, considering the growing importance of inter court dialogue in human rights adjudication, the study provides a general overview of how the European, Inter-American, and African human rights courts approach the ratione personae criterion, thereby aiming to reassess the problematic aspects of the Constitutional Court’s approach to this criterion in light of the diverse approaches adopted by regional human rights courts.
Öğe
Representing brand equity in financial statements : a case study of Turkish and German companies
(Türk-Alman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 10.10.2025) Çaylı Yasa, Gizem
Bu çalışma, maddi olmayan varlıkların işletme değerlemesindeki artan önemine ve bu varlıkların finansal raporlarda yeterince temsil edilememesinden kaynaklanan bilgi asimetrisi sorununa odaklanmaktadır. Özellikle bilgi ekonomisinin yükselişiyle birlikte, şirket değerlerinin büyük bir kısmı artık fiziksel varlıklardan değil; marka değeri, patentler, müşteri ilişkileri gibi soyut unsurlardan oluşmaktadır. Uluslararası muhasebe standartları, bu tür soyut varlıkların bilançolarda tanınmasını sınırlı koşullara bağlamakta; içsel olarak oluşturulan markalar, müşteri ilişkileri ve kurumsal itibar gibi unsurlar çoğu zaman finansal tablolar dışında kalmaktadır. Bu durum, işletmelerin gerçek ekonomik değerinin finansal raporlar aracılığıyla tam olarak yansıtılamamasına yol açmakta ve yatırımcılar açısından şeffaflık sorunlarını beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, çalışma kapsamında Almanya’daki DAX 40 ve Türkiye’deki BIST 30 endekslerinde yer alan bazı şirketlerin yıllık raporları karşılaştırmalı olarak analiz edilmekte; marka, patent, faydalı model gibi maddi olmayan varlıkların finansal raporlarda ne ölçüde yer bulduğu ve yatırımcılara nasıl aktarıldığı değerlendirilmektedir. Çalışma, muhasebe standartlarının tanımlayıcı sınırlılıkları ile entelektüel sermayenin stratejik yönetimi arasındaki ilişkiyi irdeleyerek, şirketlerin bu sınırlılıkları nasıl bir kurumsal iletişim aracına dönüştürdüklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Literatürde, farklı muhasebe sistemleri ve kurumsal yapılara sahip ülkeler arasında bu tür karşılaştırmalı analizlere sınırlı biçimde yer verilmektedir. Bu çalışma, bu boşluğu doldurmayı ve maddi olmayan varlıkların, özellikle markaların kurumsal raporlamadaki yeri konusunda kavramsal ve uygulamalı düzeyde derinlemesine bir değerlendirme sunmayı hedeflemektedir.
Öğe
Sözleşmenin devri
(Türk-Alman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 21.11.2025) Bandır, Gökcen Doğan
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girmesiyle TBK m. 205 hükmünde sözleşmenin devri ayrı bir hukuki kurum olarak düzenlenmiştir. TBK m. 205 uyarınca sözleşmenin devri, “sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşma” şeklinde tanımlanmıştır. Tanımdan anlaşıldığı üzere sözleşmenin devri ile birlikte devre konu sözleşme ilişkisinin mevcut taraflarından birinin yerine sözleşme dışı üçüncü bir kişi geçmekte ve sözleşme ilişkisi sözleşmede kalan ile sözleşmeyi devredenin yerine geçen sözleşmeyi devralan arasında sürdürülmektedir. Çalışmamızın amacı, TBK m. 205’te düzenlenen sözleşmenin devri kurumunu ve bu kurumla ilgili ortaya çıkabilecek borçlar hukuku meselelerini derinlemesine ele almaktır. Bu amaç doğrultusunda üç bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde sözleşmenin devri kurumunun genel olarak tanıtımı yapılmış; ikinci bölümünde devir sözleşmesi ele alınmış, üçüncü ve son bölümde ise devrin sonuçları değerlendirilmiştir.